|
Hareketli Görüntünün Doğuşu
Sinemanın mucidi olarak
tanınan Louis ve Aguste Lumiere Kardeşler'in bütün illüzyonu insan gözünün
yanılgısına ve ağ tabakasının bir saniyede art arda gördüğü resimleri mükemmel
bir devinim olarak algılamasından kaynaklanıyordu. Aslına bakılırsa görüntünün
hareket ettirilmesi, Lumiere Kardeşler'e gelene kadar yüzyıllar boyunca kurulan
hayallerin ve farklı denemelerin konusunu oluşturmuştu.
Görüntünün ağ tabakasında iz bırakarak hareket yanılgısına yol açması 10.
yüzyıldan beri biliniyordu. Bu anlamda ilk önemli adım Belçikalı fizikçi Joseph
Plateau tarafından 1832'de geliştirilen, belli bir hareketin aşamalarını
saptayan bir dizi görüntünün hızlı akmasıyla göz aldanmasına yol açan "fenakistiskop"du.
ESKİ BİR DÜŞ: BÜYÜLÜ FENER
Ancak görüntünün hareketli olarak gösterilmesi için üç önemli buluşun yapılması
gerekecekti. Bunlardan Büyülü Fener (Lanterna Magiea) eski Mısırlılar döneminden
Batlamius'a kadar uzanıyordu ve 17. yüzyılda Avusturyalı Athanasius Kircher
tarafından "fenakistiskop" ile birleştirilerek gerçekleştirilmişti. Prensipte
ışık ve mercek aracılığıyla cam üzerinden ya da saydam bir yüzeyden görüntülerin
bir perdeye yansıtılmasına dayanıyordu.
İkinci buluş olan "optik oyuncak"ın ilk hali Dr. John Aytron adlı Parisli bir
doktor tarafından çocuğunu eğlendirmek üzere geliştirilmişti. "Thaumatrope" adlı
bu aygıt, bir silindirin iki tarafındaki kuş ve kafes resimleri, silindir hızla
çevrildiğinde kuşun kafes içinde tek bir resim olarak görülmesini sağlıyordu.
Üçüncü buluşsa görüntülerin sonsuza kadar kaydedilmesini sağlayacak olan
fotoğraftı.
1874'te Venüs gezegeninin güneşin önünden geçişini gözlemlemek amacıyla astronom
Lules Janssen tarafından geliştirilen astronomi tabancası, her ilerleyişte
filmin başka bir bölümünü objektifin önüne getirerek fotoğraf çekilmesini
sağladı.
Lumiere Kardeşler'e gelene kadar görüntünün hareketlendirilmesi konusunda epeyce
başarılı olanlar vardı. Fransız Emile Reynaud kendinden önceki deneyleri
geliştirmiş, 1877'de bisküvi kutusu ve aynalardan oluşan "praxinoscope" adlı
aygıtı yapmıştı. 1880'de bir projeksiyon feneriyle de güçlendirdiği bu aygıtla
yaptığı gösterilerde, bir kağıt şeridine elle boyanmış 12 resimden oluşan
sahneler oynatıldı. Reynaud "optik tiyatro"nun patentini aldı. 1892 Ekim'inde
Paris'te Grevin Müzesi ile günde 12 gösteri yapmak üzere anlaşmıştı. Reynaud
sesle görüntü arasında senkron sağlayan bir düzenleme de gerçekleştirmişti.
Renkli peyzajlar üzerinde devinen elle çizilmiş görüntüler kullanan Reynaud,
Lumiere'lerden sonra fotoğraf da kullandı ama işleri yolunda gitmedi, kısa
sürede borçları yüzünden battı. Optik tiyatrosunu kırıp filmlerini Seine nehrine
fırlatan Reynaud'dan geriye "Zavallı Piero" ve "Bir Bany Kulübesi Yöresinde"
adlı kısa filmler hareketli görüntünün tarihinde kaldı.
MUYBRIDGE'İN ATLARI
California Valisi ile bir dostu arasında çıkan tartışma Amerika'da sinemaya
giden yolda ilginç bir deneyin yaşanmasına sebep olacaktı. Tartşmanın konusu
atın koşarken dört ayağının da toprakla temasını kaybetmediğiydi. 1878 yılındaki
bu tartışmayı bir sonuca bağlamak için fotoğraf araştırmalarıyla tanınan
Edward Muybridge'i yardıma çağırdılar. Palo-Alto Hipodromu'na kurulan ve atın
koşacağı yol boyunca dizilen 12 fotoğraf makinesiyle yapılan çalışmada, ilk defa
hareketin her an değişen seri fotoğrafı çekildi.
Muybridge'nin deneyi epeyce ilgi topladı. Zootrop adını verdikleri aletle
yaptıkları araştırmalarda atlardan sonra, kuşların da hareketlerinin fotoğrafik
çözümlemelerine yönelik bir dizi çalışmanın yer aldığı "Animal Loomotion" adlı
kitabı, görüntünün hareketlendirilmesi çalışmasında önemli bir kavşak noktası
oldu.
Kaynak
Sinema Dergisi
|