h) Video, Arabesk ve Ödüllü filmler dönemi (1980 – 1987)
1980’lerde sinema pazarı
daralmış ve sinema salonları kapanmaya başlamıştır. 1984-1988 arasında film
sayısında artış görülmesinin nedeni, videoya yönelik çekilen filmlerdir.
Videocuların gerilemeye başladığı 1988 yılından itibaren film sayısı da
azalmıştır. Önceki dönemlerde tek finansör olan bölge işletmeleri üzerinden
yürüyen üretim-dağıtım-gösterim sisteminin çöküşüyle finans kaynağı bulma
zorunluluğu doğmuş, 1989’da yabancı sermaye yasasında yapılan değişiklikle
yerli yapımcılığın krizi büyümüştür. Toplam seans sayısı içindeki yerli-yabancı
film oranı 1984’te % 61’e % 39 yerli filmler lehine iken, ilk kez 1990’da
yabancı filmler lehine dönmüştür.
Dağıtım alanındaki
dönüşümle de, yerli dağıtım şirketleri arasında konumunu koruyabilen tek
şirket, ithalatçı Özen Film olmuş, aralarında bu şirketin de bulunduğu büyük
dağıtım firmalarıyla yıllık paket anlaşmaları yapan salon sahipleri, ağırlıklı
olarak Amerikan filmleri göstermişlerdir. 80’li yıllar, postmodernizmin de
yükselişi demektir. 12 eylül 1980 askeri darbesinin yarattığı yeni ortamda
karamsar filmlerin sayısı artmış, olumlu yönde değişime dair umudun gitgide
yitirilmesi toplumsal olanla mesafeyi büyütmüş, biçimcilik öne çıkmış,
neden-sonuç ilişkileri silikleşmeye başlamış, anlamsız diyebileceğimiz bir
edebiyat ve sinema doğmuştur. 80 ortalarından itibaren, büyük sinema
salonlarını iki veya daha fazla sayıda salona bölme uygulaması başlamış, aynı
anda birden fazla filme gereksinim duyulması, güçlü dağıtım firmalarının
ağırlığının daha da artmasına sebep olmuş; yerli filmler, ancak bu büyük
dağıtım firmalarının portföylerinde yer alabildikleri ölçüde gösterim olanağı
bulmuşlardır. Bu, bir sinema endüstrisi görünümündeki 60’lar Yeşilçam’ının
tarihe karışması demektir.
1980’de kapatılan sinema
kuruluşları, 1984’ten itibaren yeniden örgütlenme sürecine girer : Fiyap[Film
Yapımcıları Derneği](1984), Sesam[Türkiye Sinema
Eseri Sahipleri Meslek Birliği](1987), Soder[Sinema Oyuncuları
Derneği](1988) ve Film Yön[Film Yönetmenleri Derneği](1989) kurulur.
1980’li yılların başında
bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de büyüyen video pazarının parasal
desteğiyle geçici bir süre için yeniden canlandı. Türkiye’de ve Almanya’da
yerleşik, video filmi çeken ve dağıtan şirketler yerli filmlerin pazar
açısından önemini keşfetti. Özellikle uydu aracılığıyla yapılan televizyon
yayınlarının aygınlaşmasından önce, yerli filmlerin video kasetleri Almanya’da
ve başka Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkiyeli göçmenler için kültürel bir
işleve sahip oldu. Video kaset pazarlayan şirketler yalnızca eski yerli
filmlerin dağıtımıyla değil, yeni filmlerin yapımıyla da ilgilendi.
1986’da yürürlüğe giren
“Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanunu”ydu. Korsan videoculuğa son vermeyi
amaçlayan kanun bir ölçüde başarılı oldu ve bunun sonucunda video kaset
kiralayan çok sayıda dükkan hızla kapanırken, video kaset dağıtımcıları da
parasal sorunlar içine girdi. Bu arada, Hollywood filmlerinin 1987’den başlayarak
Türkiye video kaset pazarında ve sinemalarda baskın bir konuma geçmesi, video
film yapım ve dağıtımcılarının pazar payını azalttı. Ancak asıl darbe,
1990’ların başında, Türkiye’de özel televizyon kanallarının sayılarının hızla
artması ve yayınlarının ülke çapında yaygınlaşması ile geldi.
1980
Film sayısı 68'e düştü.Yeni yönetmenler: Sinan
Çetin (Bir Günün Hikâyesi) ve Şahin Gök (Kurban Olduğum).
Sinan Çetin'in “Bir Günün Hikâyesi” bir ilk film'in getirdiği
acemilikleri taşımasına karşın, filmde sinemacı kişiliğini yer yer ortaya
koyduğu da gözden kaçmıyordu. Kartal Tibet; Aziz Nesin uyarlaması “Zübük”'le kendini aşarken, yalnızca
güldüren bir film değil, düşündüren bir film yönetmeni olarak da önem
kazanıyordu. Sınıf atlayan üç kâğıtçı bir politikacı tipi büyük bir başarıyla
yansıtılmıştı. Öte yandan Başar Sabuncu'nun sağlam ve derinlikli senaryosuyla
Atıf Yılmaz yılın en başarılı filmini yaptı. Bir reklam yıldızı olarak köşeyi
dönen, ama sonunda çarpık sermaye oyunlarına kurban gidip çıldıran bir duvarcı
ustasının öyküsü, Atıf Yılmaz'ın “Talihli
Amele”'sinde değerini bulurken, toplumsal bir eleştiriyi de beraberinde
getiriyordu.
12 Eylül askeri müdahalesi ve ardandan tüm ülkede
sıkıyönetim ilan edilmesi nedeniyle 17. Antalya Film Şenliği bu yıl yapılmadı.
Kültür Bakanlığı Sinema Dairesi tarafından
düzenlenen Milli Sinema Kongresi'nde meslekte 25 yılını dolduran bazı
sanatçılara takdirname verildi.
Türk sineması, bu yıl da dünya sinemasının
gündeminden inmedi. Sürekli yeni yeni zaferler tazelendi. Örneğin “Sürü”, Zürih'te (İsviçre) 8, Basel'de 7
hafta oynadı. Londra Film Festivali'nde katılan 93 film arasından sıyrılıp en
iyi film seçildi. Ve ardından Rotterdam Şenliği'nde Sinema Eleştirmenlerinin
yaptığı soruşturma sonucu en iyi üç film arasına girdi. 10. Uluslararası
Antwerp Şenliği'nde (Belçika) en iyi film seçildi.
Yine Zeki Ökten'in “Düşman” filmi 30.Berlin Film Şenliği'nde jüri özel senaryo ödülü
ile Uluslararası Katolik Film Organizasyonu Büyük Ödülü'nü aldı.
Ali Özgentürk'ün “Hazal”'ı, bu yıl Türk sinemasına 5 ödül birden kazandırdı:
Prades Film Şenliği'nde (Fransa) birincilik ödülü;
San Sebastian Film Şenliği'nde (İspanya) büyük ödül.
29. Uluslararası Manheim Film Festivali'nde (Almanya) altın düka ile
Katolik Jürisi ve Halk Jürisi olmak üzere üç ödül;
Lahey Film Şenliği'nde (Hollanda) bir ödül. Yurt dışında sözünü ettiren
bir film de Erden Kıral'ın yönettiği Bereketli Topraklar Üzerinde oldu;
Uluslararası Nantes Film Şenliği'nde (Fransa) jüri özel ödülü ile
Elal-Fransa Sanat ve Deneme Sinemaları Birliği ödülü.
Ömer Kavur'un Yusuf ile Kenan'ı Uluslararası Milano Film Fuarı'nda
(İtalya) büyük ödül kazandı
17. ALTIN PORTAKAL ULUSAL UZUN METRAJ
FİLM YARIŞMASI
12 Eylül askeri müdahalesi sonucu tüm yurtta
sıkı yönetim ilan edildi ve bu nedenle şenlik yapılmadı.
1981
72 film çekildi. 100. yıldönümü nedeniyle Atatürk
Yılı olan 1981'de Remzi Jöntürk, Cüneyt Arkın'la “Öğretmen Kemal”'i çekti.
Ancak bu fırsatı yeteriyle değerlendiremedi.
Büyük bir yatırımla süper prodüksiyon özellikleri
taşıyan “Toprağın Teri”, Natuk Baytan'ın en iyi filmi
oldu. Ancak çeşitli ülkelere satılan film, konusu açısından Türk sinemasına
önemli bir ses getiremedi. Türkan Şoray, Yaşar Kemal'in romanından beyaz
perdeye uyarladığı “Yılanı Öldürseler”'le yönetmenliği tekrar
denedi.
Ömer Kavur'un Füruzan'dan uyarladığı “Ah Güzel İstanbul” ile “Kırık Bir Aşk Hikayesi”; Atıf Yılmaz'ın
“Deli Kan”'ı, Ali Özgentürk'ün “At”'ı ve Sinan Çetin'in “Çirkinler de Sever”'i yılın özgün
denemeleri olarak dikkati çektiler.
18. ALTIN PORTAKAL ULUSAL UZUN
METRAJ FİLM YARIŞMASI
En İyi 1. Film : Seçilmedi
En İyi 2. Film : "Ah Güzel İstanbul" (Ömer
Kavur)
En İyi 3. Film : "Gül Hasan" (Tuncel Kurtiz)
En İyi Yönetmen : Erden Kıral ("Bereketli
Topraklar Üzerine")
En İyi Senaryo : Tuncel Kurtiz, Nurettin Sezer ("Gül
Hasan")
En İyi Görüntü Yönetmeni : Salih Dikişçi ("Derya
Gülü")
En İyi Özgün Müzik : Nedim Otyam ("Derya Gülü")
En İyi Kadın Oyuncu : Meral Orhonsay ("Derya
Gülü")
En İyi Erkek Oyuncu : İhsan Yüce ("Derya Gülü")
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu : Meral Çetinkaya ("Hazal")
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu : Yaman Okay ("Bereketli Topraklar
Üzerine")
Jüri Üyeleri: Cihan Çiftçili,
Zuhal Çevik, Mehmet Doğan, Osman Üntürk, Nuri Dağtekin, Ahmet Gönen, Burçak
Evren, Turgay Ulusan, Nisa Serezli, Kami Suveren.
Strasbourg Avrupa Film Festivali'nde Erden
Kıral'ın “Bereketli Topraklar Üzerinde” adlı yapıtı büyük ödülü kazandı.
1982
Film sayısı 72. Halit Refiğ'in yönettiği “Leyla ile Mecnun”, arabesk
eğilimli sinemasının baş yapıtı olarak halka indi. Ve "yılın en çok iş
yapan filmi" olan “Leyla ile Mecnun”, sinemasal açıdan bazı tartışmalara yol açtı.
Zeki Ökten, halk arasında güncel bir olay durumuna
gelen "banker ve faiz sorunu"na “Faize
Hücum”'la toplumsal bir eleştiri
getirip yılın önemli filmlerinden birin ortaya koydu. Atıf Yılmaz; Necati
Cumalı uyarlaması ile “Mine”'yle
"kadın sorunları"na eğildi. Ve “Mine”'yle
bir "kadın filmleri dönemi" açıldı. Bu arada Türkan Şoray, cinsel
ağırlıklı, yanı sıra gerçekçi bir kadın tipine yönelip yeni bir oyunculuk
aşamasına geçti.
Ömer Kavur'un “Göl”'ü, Feyzi Tuna'nın “Seni
Kalbime Gömdüm”'ü kadının iç dünyalarına eğilen "kadın
filmleri"ydi. Memduh Ün, “Kaçak”'ta
"yalnız bir kadın"ın iç dramına yaklaşırken; Şerif Gören, “Tomruk”'ta doğayı yansıtmaya devam
etti.
19. ALTIN PORTAKAL ULUSAL UZUN
METRAJ FİLM YARIŞMASI
En İyi 1. Film : "Çirkinler De Sever" (Sinan
Çetin)
En İyi 2. Film : "At" (Ali Özgentürk)
En İyi 3. Film : "Kırık Bir Aşk Hikayesi" (Ömer
Kavur)
En İyi Yönetmen : Ömer Kavur ("Kırık Bir Aşk
Hikayesi")
En İyi Senaryo : Yavuz Turgul ("Çiçek
Abbas")
En İyi Görüntü Yönetmeni : Salih Dikişçi ("Kırık Bir Aşk
Hikayesi")
En İyi Özgün Müzik : Cahit Berkay ("Kırık Bir Aşk
Hikayesi")
En İyi Kadın Oyuncu : Nur Sürer ("Bir Günün
Hikayesi")
En İyi Erkek Oyuncu : Genco Erkal ("At")
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu : Güler Ökten ("Kırık Bir Aşk
Hikayesi")
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu : Orhan Çağman ("Kırık Bir Aşk
Hikayesi")
Jüri Üyeleri: Bilgin Adalı,
Rekin Teksoy, Füruzan, Cihat Çiftçili, Süreyya Duru, Sami Güner, Ekrem Çatay,
Önder Aydınlı, Ayşe İçli, Erman Şener, Ahmet Gönen, Nazan Akgün.
Yurt dışında Türk sineması bir altın çağ yaşadı.
Yılmaz Güney'in senaryosunu yazıp Şeref Gören'in yönettiği “Yol”, 35. Cannes Film Şenliği'nde Costa
Gavras'ın “Missing/Kayıp” adlı filmiyle birlikte en iyi
film seçilerek büyük ödül altın palmiyeyi paylaştı. Metin Erksan'ın “Susuz Yaz”'la Berlin'de kazandığı büyük başarıdan sonra, bir Türk
filminin "ikinci büyük zaferi"ydi bu. İnsanoğlunun temel sorunlarını
sergileyen “Yol”, bir "sinema
baş yapıtı" ve de "Türk sinemasının son yıllarda gerçekleştirdiği en
güçlü filmlerinden biri" olarak kabul edildi.
Hyeres Genç Sinema Festivali'nde (Fransa), Sinan
Çetin'in “Bir Günün Hikâyesi” halk
jürisi büyük ödülünü kazandı. Ve Ali Özgentürk'ün “At” adlı filmi ise 14. Akdeniz Ülkesinin katıldığı Valencia Akdeniz
Ülkeleri Şenliği'nde (İspanya) üçüncülük ödülü aldı.
1983
78 film çekildi. Yeni oyuncular: Hülya Avşar “Haram”, Zuhal Olcay “İhtiras Fırtınası”. Yeni yönetmenler: Yusuf Kurçenli “Ve Recep Ve Zehra
Ve Ayşe”, Nesli Çölgeçen “Kardeşim
Benim”.
Müjde Ar, Ömer Kavur yönetiminde “Ah Güzel
İstanbul”'la (1981) başlattığı kadın
"kimlik arayışı"nı, bu yıl “Aile
Kadını” (Kartal Tibet), “Güneşin Tutulduğu Gün” (Şerif
Gören) ve “Şalvar Davası”'yla (Kartal Tibet) sürdürdü. Ve
baş kaldıran özgün kadın tipinin kuramcısı olarak Türkan Şoray dahil, birçok
oyuncuyu etkiledi. Bu aşamada dibe bastırılmış kadın cinselliği ve iç dünyası
da ön plana çıktı.
Halit Refiğ, “Beyaz Ölüm”'le
uyuşturucu madde ve bu düzenin kurbanları olan gençlik dünyasına ilk kez ciddi
olarak bakarken, aynı zamanda gişe hâsılatı açısından Türk sinemasının ilk
büyük rekoru kırıldı. Yalnızca İstabul bölgesinde 30 milyon (TL) topladı.
Doğa ile insan ilişkilerini anlatan Şerif
Gören'in “Derman”'ı, köylü
kadınların erkek egemenliğine başkaldırdığı, Kartal Tibet'in güldürü türündeki
“Şalvar Davası” ilgi çeken filmler oldular.
Budapeşte ve Kûveyt'te Türk Filmleri Haftası
düzenlendi.
20. ALTIN PORTAKAL ULUSAL UZUN
METRAJ FİLM YARIŞMASI
En İyi 1. Film : "Faize Hücum" (Zeki Ökten )
En İyi 2. Film : "Derman" (Şerif Gören)
En İyi 3. Film : "Tomruk " (Şerif Gören)
En İyi Yönetmen : Zeki Ökten ("Faize Hücum")
En İyi Senaryo : Fehmi Yaşar ("Faize Hücum")
En İyi Görüntü Yönetmeni : Orhan Oğuz ("Tomruk")
En İyi Özgün Müzik : Yeni Türkü Topluluğu ("Derman")
En İyi Kadın Oyuncu : Hülya Koçyiğit ("Derman")
En İyi Erkek Oyuncu : Genco Erkal ("Faize Hücum")
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu : Asuman Arsan ("Faize
Hücum")
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu : Talat Bulut ("Derman")
En İyi Kısa Metrajlı Film : "Kula'da Üç Gün" (Süha
Arın)
En İyi Kısa Metrajlı 2. Film : "Çocuklar Çiçektir" (Yalçın
Yelence)
En İyi Canlandırma Filmi : "Sentez" (Ateş Benice)
Onur Ödülü : Lütfi Ö. Akad
Jüri Üyeleri: Nazan Akgün, Cihat Çiftçili, Atilla
Dorsay , Süreyya Duru, İzzet Günay, Prof. Dr. Özdemir Nutku, Ülkü Tamer, Rekin
Teksoy , Hayati Tungar, Gani Turanlı, Ziya Uçkan, Süheyla Uysal, Hurşit Yenigün
Her yıl düzenlenen Sedat Simavi Vakfı Ödülleri'ne
ilk kez bu olan “Kardeşim Benim”, en iyi film seçildi.
Erden Kıral'ın “Hakkâri de bir Bir Mevsim”'inin yurt dışındaki yankıları olumlu
biçimde sürdü.
Ve 33. Uluslararası Berlin Film Şenliği'nde 5
ödül birden getirdi Türk sinemasına:
Jüri özel ödülü (Gümüş Ayı)
Uluslararası Sinema Yazarları Federasyonu (Fıprescı) ödülü (Bu ödülü
Fransız yapımı Paluline á la plage ile paylaştı).
Uluslararası Sanat ve Deney Sinemaları Birliği (Cicae) ödülü (Bu ödül de
Avusturya yapımı Der Stille Ozean ve Brezilya yapımı Pra Frenta Brazil ile
aralarında bölüştürüldü).
İnter film ödülü. - Ayrıca 2. Akdeniz Kültürleri Film Festivali'nde
(Korsika) en iyi film ödülü aldı.
Ali Özgentürk'ün “At”'ı 1983 Lecce Uluslararası Film Festivali'nde (İtalya) en iyi
film ödülünü kazandı.
Şerif Gören'e “Derman”'la Valencia Film Festivali'nde (İspanya) jüri özel ödülü
verildi.
1984
124 film çekildi. Yeni bir yönetmen: Yavuz
Turgul. Orhan Elmas'ın “Kayıp Kızlar”'ı "yılın iş filmi"
oldu. Video olaylarının Türk sineması için bir tehlike oluşturduğu bu dönemde,
ustalar ve gençler birbirinden ilginç filmler ortaya koydular.
Şerif Gören, çaresiz ve ezilen bir kadının öyküsü
üzerine koyduğu “Firar”'da
cinselliği gerçekçi bir bakış açısı içinde ele aldı. Ve böylece yılın en cesur
çıkışlarından birini gerçekleştirdi.
Yusuf Kurçenli'nin “Ölmez Ağacı” bir Türk
kızıyla bir Yunanlı gencin aşkını, insani ve evrensel boyutlara ulaştırdı.
Yavuz Turgul “Fahriye Abla”'da, Atıf Yılmaz “Bir Yudum Sevgi”'de,
başkaldıran "yeni kadın imajı"nı getirdiler beyaz perdeye. Ve
"kadının kurtuluşu" açısından, özellikle de “Bir Yudum Sevgi”, Türk sinemasının son yıllarda
çevrilen en önemli filmlerinden biri oldu.
“Bekçi”
(Ali Özgentürk), “Fidan” (Erdoğan
Tokatlı), “Gizli Duygular” (Şerif Gören), “Kaşık Düşmanı” (Bilge Olgaç), “Namuslu”
(Ertem Eğilmez), “Pehlivan” (Zeki
Ökten) ve Tunç Okan'la “Cumartesi Cumartesi”, Muammer Özer'in yurt
dışında çektikleri filmler, yılın üzerinde durulması gereken çalışmalarıydı.
Film Yapımcıları Derneği (FİYAP) kuruldu. Yapımcı
Türker İnanoğlu'nun başkanlığındaki kuruluş, Türk sinemasının aleyhinde
"video korsanlığı"na dikkat çekmek amacıyla bir rapor hazırlayıp
hükümet yetkililerine sundu.
21. ALTIN PORTAKAL ULUSAL UZUN
METRAJ FİLM YARIŞMASI
En İyi 1. Film : "Bir Yudum
Sevgi" (Atıf Yılmaz)
En İyi 2. Film : "Kardeşim Benim" (Nesli
Çölgeçen)
En İyi 3. Film : "Kaşık Düşmanı" (Bilge
Olgaç)
En İyi Yönetmen : Atıf Yılmaz ("Bir Yudum
Sevgi")
En İyi Senaryo : Bilge Olgaç ("Kaşık
Düşmanı")
En İyi Görüntü Yönetmeni : Selçuk Taylaner ("Kardeşim
Benim")
En İyi Özgün Müzik : Yalçın Tura ("Bir Yudum
Sevgi")
En İyi Kadın Oyuncu : Hale Soygazi ("Bir Yudum
Sevgi")
En İyi Erkek Oyuncu : Tarık Akan ("Pehlivan")
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu : Zuhal Olcay ("İhtiras
Fırtınası")
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu : Macit Koper ("Bir Yudum
Sevgi")
En İyi Onur Ödülü : Sezer Sezin
Jüri Üyeleri: Lütfi Ö. Akad,
Sadri Alışık, Umur Bugay, Yıldız Kenter, Rekin Teksoy, Cihat Çiftçili, Emin
Gerçeker, Necati Onursal, Sema Ece.
Türk sineması bu yıl gene yurt dışında başarılar
kazandı. Erden Kıral'ın “Hakkari'de Bir
Mevsim”'i 1984 Los Angeles Olimpiyatları'nın "açılış filmi" oldu.
24. Karlovy Vary Festivali'nde (Çekoslavakya)
Şerif Gören'in “Derman”'ı iki ödül
birden aldı:
Uluslararası Sinema Eleştirmenleri ödülü.
Uluslararası Film Kulüpleri Federasyonu ödülü.
3. Akdeniz Kültürleri Film Festivali'nde Erden
Kıral'ın “Ayna”'sı
"eleştirmenler ödülü"nü aldı.
1984 Sao Paolo Uluslararası Film Festivali'nde
(Brezilya) “At” (Ali Özgentürk),
büyük ödülü kazandı.
1985
127 film çekildi. Yeni yönetmenler: Başar Sabuncu
“Çıplak Vatandaş” ve Ümit Elçi “Kurşun
Ata Ata Biter”; yeni
yapımcı: Cengiz Ergun (Estet).
Halit Refiğ'in “Alev Alev” adlı filmi
yılın gişe rekorunu kırdı. Şarkıcı Küçük Emrah'la arabesk eğilimli filmler
modası sürdü.
Belli düzeyi aşan filmlerin sayısı çoğaldı. Yeni
umut ışıkları görüldü. Atıf Yılmaz “Adı
Vasfiye” ile "sosyal içerikli
fantastik film" türüne ağırlık verdi. Nesli Çölgeçen, Yavuz Turgul'un
senaryosundan aktardığı “Züğürt Ağa” ile güldürü sinemasında yeni bir
aşamayı gerçekleştirdi. Ve Şener Şen bu filmdeki başarılı oyunuyla
"yıldız"lığa ilk adımlarını attı. Sosyal içerikli güldürü sinemasının
bir başka başarılı örneğini de Başar Sabuncu “Çıplak Vatandaş”'la
verdi. İkinci kez sinemaya uyarlanan “Yılanların
Öcü”'ne, Şerif Gören yeni bir yorum
getirdi.
“Amansız
Yol” (Ömer Kavur), “Bir Avuç Cennet” (Muammer
Özer), “Dul Bir Kadın” (Atıf
Yılmaz), “Gülüşan” (Bilge Olgaç), “Kan” (Şerif Gören), “Kırlangıç Fırtınası” (Atilla Candemir), “Körebe”
(Ömer Kavur), “Kurbağalar” (Şerif
Gören), “Kurşan Ata Ata Biter” (Ümit Elçi), “Kuyucaklı Yusuf” (Feyzi Tuna) ve “14
Numara” (Sinan Çetin) yılın düzeyli
filmleriydiler.
Mimar Sinan Üniversitesi Gençlik İçin Türk
Sineması gösterileri düzenlendi.
22. ALTIN PORTAKAL ULUSAL UZUN METRAJ
FİLM YARIŞMASI
En İyi 1. Film : "Dul Bir Kadın" (Atıf
Yılmaz)
En İyi 2. Film : "14 Numara" (Sinan Çetin)
En İyi 3. Film : "Bir Avuç Cennet" (Muammer
Özer)
En İyi Yönetmen : Sinan Çetin ("14 Numara")
En İyi Senaryo : Muammer Özer ("Bir Avuç
Cennet")
En İyi Görüntü Yönetmeni : Orhan Oğuz ("Dul Bir
Kadın")
En İyi Özgün Müzik : Tarık Öcal ("Bir Avuç
Cennet")
En İyi Kadın Oyuncu : Zuhal Olcay ("Amansız Yol")
En İyi Erkek Oyuncu : Hakan Balamir ("14 Numara")
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu : Keriman Ulusoy ("14
Numara")
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu : Engin İnal ("Bir Kadın Bir
Hayat")
Jüri Üyeleri: Lütfi Ö. Akad,
Rekin Teksoy, Selda Alkor, Müşfik Kenter, Metin Deniz, Süreyya Duru, Halim
Horasan, Nejat Gökçe, İhsan Yüceözsoy, Alpaslan Öner, Mevlüde Aydın, Süleyman
Akyüz.
Kültür Bakanlığı, "sinema teşvik
ödülleri" adıyla dramatik, belgesel ve animasyon olmak üzere 3 dalda, ilk
kez bir yarışma düzenledi. Ve dramatik türdeki uzun metrajlı filmlerin
yapımcılarına 4'er milyon TL. verildi.
Uzun metrajlı dramatik filmler:
Amansız Yol (Ömer Kavur) - Yapımcısı Ömer Kavur
Körebe (Ömer Kavur) - Yapımcısı Atıf Yılmaz
Alev Alev (Halit Refiğ) - Yapımcısı Türker İnanoğlu
Pehlivan (Zeki Ökten) - Yapımcısı Şeref Gür
Bu yıl yurt dışında ilk ödül “Derman” (Şerif Gören) filmiyle geldi.
25. Karlovy Vary Film Şenliği'nde (Çekoslavakya) Talat Bulut'a Prag
Üniversitesi Sinema Enstitüsü tarafından "karakter oyunculuğu ödülü"
verildi. Ve gene “Derman”, 4.
Uluslararası Şam Film Festivali'nde (Suriye) birinci seçilerek altın kılıç
ödülünü kazandı.
4. Yeni Alman Sineması Film Şenliği'nde
(Lüksemburg) “Hakkari'de Bir Mevsim” (Erden Kıral), seyirci oylarıyla en iyi film seçildi.
35. Uluslararası Berlin Film Şenliği'nde Tarık
Akan'a, Pehlivan'daki rolüyle jüri özel mansiyonu verildi.
7. Uluslararası
Kadın Filmleri Şenliği'nde (Paris) Kaşık Düşmanı (Bilge Olgaç), en iyi film
ödülü ile Fransız gazetecilerinin basın özel ödülünü kazandı. Ve Halil Ergün'de
seyirci tarafından en iyi oyuncu seçildi.
1.Uluslararası Tokyo Film Festivali'nde (Japonya)
Ali Özgentürk'ün “At” adlı filmi,
250 bin dolarlık ödülü kazandı. New York Amerikan Film Festivali'nde bir
Türk-Alman ortak yapımı olan “Gülibik”,
Educational Film Library Asociation (Eğitsel Film Kütüphaneleri Birliği)
ödülünü aldı. Gene ödüllü bir film olan Erden Kıral'ın “Ayna”'sı Portekiz'den eli boş dönmedi. Figuera da Foz Uluslararası
Film Şenliği'nde büyük ödülü kazandı.
Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu ile Kültür ve
Turizm Bakanlığı'nın ortaklaşa hazırladıkları Süha Arın'ın Kapalıçarşı'da “Kırkbin Adım” adlı kısa filmi, Turizm Filmleri Festivali'nde (Viyana) Jüri
Şeref ödülü aldı.
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın düzenlediği
Uluslararası İstanbul Sinema Günleri'nin Altın Lale Ödülü bölümünde “Ayna”'ya
(Erden Kıral) özel mansiyon ödülü verildi. Sinema Günleri'nin 1 milyon liralık
Eczacıbaşı Vakfı Ödülü'nü ise “Bir Yudum Sevgi”'nin yapımcısı ve yönetmeni Atıf Yılmaz kazandı. Ayrıca “Pehlivan”'daki başarısı nedeniyle Zeki
Ökten, üstün başarı belgesiyle değerlendirildi.
1986
1986’da yürürlüğe giren “Sinema, Video ve Müzik
Eserleri Kanunu”ydu. Korsan videoculuğa son vermeyi amaçlayan kanun bir ölçüde
başarılı oldu ve bunun sonucunda video kaset kiralayan çok sayıda dükkan hızla
kapanırken, video kaset dağıtımcıları da parasal sorunlar içine girdi.
Film sayısı yeni bir tırmanışa geçti. Ve bu yıl
185 film çekildi. Yeni oyuncular: Şahika Tekand, Sibel Turnagöl Yeni
yönetmenler: Erdoğan Kar, Nisan Akman, İsmail Güneş ve Tevfik Beşer Yeni
yapımcı: Lokman Kondakçı (Varlık Film).
Atıf Yılmaz'ın Müjde Ar'la “Aaahh Belinda”'sı yılın en çok iş yapan (40 milyon TL) filmi olarak
yeni bir rekor kırdı.
Sinemaya ilgi yeniden doğdu. Ve seyirci sinemaya
döndü. "Sinema, Video ve Müzik
Eserleri Yasası" meclisten çıkıp yürürlüğe girdi.
Yeni arayışlara ve çıkışlara yönelen 20'ye yakın
nitelikli film, Türk sinemasına bir hareket getirdi. Özellikle de Atıf
Yılmaz'ın “Aaahh Belinda”, Ömer Kavur'un
“Anayurt Oteli”, Başar Sabuncu'nun “Asılacak Kadın”, Nesli Çölgeçen'in “Züğürt Ağa” ve Yavuz Turgul'un “Muhsin
Bey” adlı filmleri yılın en ilginç denemeleri oldular. Ömer Kavur'un
kendine özgü sineması ve Macit Koper'in oyunuyla “Anayurt Oteli”, edebiyat-sinema
ilişkilerinin en büyük başarılarından birini örnekledi.
Gene Bekir Yıldız'dan bir edebiyat uyarlaması
olan “Halkalı Köle”'yle Ümit Efekan, kendini aşan bir çıkış yaptı. Ve Zuhal
Olcay'ın "usta işi oyunu" ayrıca dikkati çekti. Sinan Çetin siyasal
ağırlıklı filmi “Prenses” ile içerik
açısından bazı tartışmalara yol açarken, Gökyüzü ile de biçime dayalı bir
"kaçış sineması" örneğini verdi.
Atıf Yılmaz'ın “Asiye Nasıl Kurtulur”'u epik bir deneme, “Değirmen” ise bir "çağ
filmi"ydi. “Teyzem” (Halit
Refiğ), “Fatma Gül'ün Suçu Ne” (Süreyya Duru), “Gün Doğmadan” (İsmail Güneş), “Kupa
Kızı” (Başar Sabuncu), “Beyaz Bisiklet” (Nisan Akman), “
23. ALTIN PORTAKAL ULUSAL UZUN METRAJ
FİLM YARIŞMASI
En İyi 1. Film : "Aaahh Belinda" (Atıf
Yılmaz)
En İyi 2. Film : "Yılanların Öcü" (Şerif
Gören)
En İyi 3. Film : "Adı Vasfiye" (Atıf Yılmaz)
En İyi Yönetmen : Atıf Yılmaz ("Aaahh
Belinda")
En İyi Senaryo : Yavuz Turgul ("Züğürt Ağa")
En İyi Görüntü Yönetmeni : Aytekin Çakmakçı
En İyi Özgün Müzik : Atilla Özdemiroğlu ("Kurbağalar",
"Züğürt Ağa")
En İyi Kadın Oyuncu : Müjde Ar ("Aaahh Belinda",
"Adı Vasfiye")
En İyi Erkek Oyuncu : Kadir İnanır ("Yılanların
Öcü")
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu : Füsun Demirel ("Züğürt
Ağa")
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu : Erdal Özyağcılar ("Yılanların
Öcü")
En İyi Stüdyo : Fono Film Stüdyosu
Jüri Özendirme Ödülü : "Beyaz Bisiklet" (Nisan
Akman)
Jüri Üyeleri: Süha Tanık,
Prof. Dr. Alim Şerif Onaran, Memduh Ün, Bedri Koraman, Osman Seden, Faruk
Bayhan, Atilla Dorsay, Nejat Gökçe, Metin Kasapoğlu, İsa Çelik,
Uluslararası İstanbul Sinema Günleri'nin
Eczacıbaşı Vakfı Ödülü için seçici kurul, bir yerine 3 film seçmek zorunda
kaldı;
“Adı Vasfiye” (Atıf Yılmaz)
“Züğürt Ağa” (Nesli Çölgeçen)
“Amansız Yol” (Ömer Kavur)
Böylece 2 milyonluk para ödülü üç filmin
yönetmenleri arasında paylaştırıldı.
Kültür Bakanlığı'nın "sinema teşvik
ödülleri"ni kazanan filmler de şunlardı:
Uzun metrajlı dramatik filmler (Ödül tutarları
4'er milyon TL):
Züğürt Ağa (Nesli Çölgeçen), yapımcısı: Kadri Yurdatap
Gün Doğmadan (İsmail Güneş), yapımcısı: Lokman Kondakçı
Merdoğlu Ömer Bey (Yusuf Kurçenli), yapımcısı: Lokman Kondakçı
Beyaz Bisiklet (Nisan Akman), yapımcısı: Kadri Yurdatap
Kurbağalar (Şerif Gören), yapımcısı: Selim Soydan
Kan (Şerif Gören), yapımcısı: İsmet Kazancoğlu 2 milyon kazanan
belgeseller:
Ağustos Böceği (Bahattin Alkaç)
Nasreddin Hoca (Tonguç Yaşar)
Bu yıl da Türk sineması yurt dışındaki
şenliklerde ilgi toplamaya devam etti. “Amansız
Yol” Taşkent Film Şenliği'nde
gösterildi. Venedik Film Şenliği'nin çeşitli bölümlerinde ise “Hakkari'de Bir Mevsim”, “Ayna”, “Bekçi”, “Kaşık Düşmanı” ve “Kan” adlı filmlerimiz yarıştı. Rimini Avrupa Sineması Şenliği'nde
(İtalya), “Adı Vasfiye” kadın sorunlarına getirdiği bakış açısı nedeniyle hayli
ilgi gördü.
14. Strasbourg Film Şenliği'nde (Fransa), “Bekçi”'yle (Ali Özgentürk), “Bir Avuç Cennet” (Muammer
Özer) ikincilik ödülünü paylaştılar.
32. Oberhausen Kısa Film Festivali'nde (Almanya)
Dilek Gökin'in “Yokuş” adlı kısa
filmi uluslararası büyük jüri ödülünü aldı.
11. Uluslararası Spor Filmleri Şenliği'nde
(Fransa) “Pehlivan” (Zeki Ökten) 31
film arasından sıyrılarak Uluslararası Olimpiyat Komitesi ödülünü kazandı.
Gene “Bir
Avuç Cennet”, 7. Kırsal Dünya Sinema Şenliği'nde (Fransa) seçici kurul
tarafından mansiyona değer bulunurken, 3. Uluslararası Göçmen Filmleri
Festivali'nde (İsveç) büyük ödülü aldı.
Yurt dışından gelen yılın son ödülünü de Hülya
Koçyiğit'in başarısıyla gerçekleşti. Ve Koçyiğit, 8. Nantes Üç Kıta Şenliği'nde
(Fransa) “Kurbağalar”'daki yorumuyla
en iyi kadın oyuncu seçildi.