2. TÜRK
SİNEMASINDA ÇOCUK FİLMLERİ FURYASI
Sezercik, Ömercik,
Yumurcak, Ayşecik, Gülşah, Afacan,... 1970’li yıllarda
çevirdikleri melodramlarla herkesi ağlatan dünün çocuk yıldızları, bugün
sinemadan uzak mütevazi birer hayat yaşıyorlar.
Sinema sektörü para
kazanmanın yollarını çok iyi bilir. Bunun için elinden gelen her şeyi yapar,
her çareye başvurur. Zamana ve ortama göre toplumun duygusal yanlarını çok iyi
etüd eder. Özellikle kadın ve çocuk, sinemanın vazgeçemediği öğelerdir. Onlarla
her türlü duygusal yolculuğa çıkartır sizi. Sinemanın ilk çocuk kahramanına
1910’larda Fransa’da rastlarız.(Rene Dary). Ama bu sömürüde hiçbir ülke
sineması, Amerikan sineması kadar etkileyici ve zengin olamamıştır. Amerikan
sineması, bir banka veznedarının kızını 1934’lerde keşfeder, onu alır ve
yıldızlaştırır. Göğe çıkarır. Bu kız Shirley Temple’dir. Şüphesiz bu kız
beyazperdenin gelmiş geçmiş en ünlü çocuk oyuncusu olmuştur. 1930'lu yıllarda
Amerikalılar büyük iktisadi Bunalım'ın kara günlerini Shirley Temple'in gamzeli
gülüşünü izleyerek geçirdi. “Wizard of Oz”da Judy Garland ve “National
Velvet”te Elizabeth Taylor gibi diğer çocuk yıldızlar ise ikinci Dünya
Savaşı'nın dehşetinin atlatılmasına yardımcı olur.
Bu arada Türk
sinemasının çocukları keşfetmesi uzun sürmez. “Bu vatanın çocukları”, “Aysel
bataklı damın kızı”, “Evlat acısı” gibi filmlerde çocuk oyuncular yer alır. Ama
hiçbiri Shirley Temple tarzında yıldız olamaz. Türk sinemasında çocuk
oyuncuların yıldızlaştığı dönem 1960’da başlar. Bu dönemi başlatan ilk film ise
Kemalettin Tuğcu’nun romanından uyarlanan “Ayşecik” dir. Hapse atılan
suçsuz baba ve cinayetin gerçek suçlularını bulan küçük bir kız çocuğunun
öyküsü üzerine kurulan filmin Yönetmeni Memduh Ündür. Başrollerde ise senaryo
yazarı Hamdi değirmencioğlu’nun kızı Zeynep Değirmencioğlu vardır. İlk Ayşecik
filminin gişe rekorları kırmasından sonra peş peşe Ayşecik filmleri gelmeye başlar.
“Ayşecik şeytan çekici”, “Ayşecik ateş parçası”, "Ayşecik yavru
melek"vs.... Artık Ayşecik, mutlu sonların, sıcak
yuvaların düşsel ve idealist kahramanı olmuştur. Ayşecik, Degirmencioğlu'nun
ilk başrolünü oynadığı, ama kamera karşısına çıktığı "ilk film"i
değildir. Daha önceki yıllarda "Papatya" (1956) ve "Funda"
(1958) adlı filmlerinde, kolay kolay hatırlanmayacak kadar küçük rollerde
oynamıştır. Ayşecik, hem ilk başrolünü oynadığı hem'de 6 yaşındaki bir kız
çocuğuna "yıldızlık yolu'nu açan bir "tırmanış filmi"dir.
Degirmencioglu, 1956'dan 1974 yılına dek, Ayşecik dizileriyle birlikte yaklaşık
35 filmde oynamıştır. Son filmini 1974'de çeviren Değirmencioğlu, bugün
emlakçılıkla uğraşmaktadır. Halen eski fenerbahçeli futbolcu Serkan acar ile
evli ve 2 çocuk annesidir.
Türk sinemasının ilk
çocuk yıldızı Zeynep Degirmencioğlu'nun Ayşecik tiplemesiyle estirdiği fırtına,
bir dolu yeni çocuk oyuncunun "keşfedilmesi"ne yol açar. Bunlardan
ilki ve en az Ayşecik kadar ünlü olanı Ömercik’tir.1959'da doğan Ömercik (Ömer
dönmez) henüz 4 yaşında iken eniştesi Hamdi değirmencioğlu tarafından
İstanbul'a getirilir. Sarışın mavi gözlü küçük Ömer ses dergisinin çocuk
yıldızlar yarışması'nda ikinci olur ve sinema hayatı başlar. Bu günlerini şöyle
dile getirir. "Hiç çocukluğumu yaşamadım, oynuyordum ama yalnızca
filmlerde. 15 günde iki film bitirirdik. Türkan Şoray'la, Cüneyt Arkın'la,
Ayhan Işık'la birlikte oynadım. Yorulurdum ama eğlenceliydi, yeni kıyafetler,
değişik yerler... İyi de para kazanıyordum." Ergenlik çağına giren Ömercik
sinemada seks furyasınında başlaması ile filmlere ara vermek zorunda kalır. Bu
yıllarda talihsiz bir kaza onun tüm hayatını değiştirir. Babasının taksisinin
kelebek camını tamir ederken, tornavida yanağına, alnına ve gözüne batar. Sol
gözünü kaybeder Ömercik."Bu olay beni çok etkiledi, bir süre bunalıma
girdim, neyse sonra Allah'a şükür dedik atlattık. Yaşım büyümüştü, sinemadan da
iyice soğudum bu olaydan sonra. Kaza olmasaydı jön olarak devam edebilirdim
belki sinemaya,".Bir zamanların çocuk yıldızı Ömercik bugün 42 yaşında,
ablam dediği Zeynep Değirmencioğlu'nun emlakçı ofisinde çalışmaktadır.
Ayşecik ve Ömercik
filmlerinin iş yapması nedeniyle bazı yönetmen, yapımcı ve oyuncular kendi
çocuklarını ünlü yapmak için uğraşırlar. Sezercik, Afacan, Gülşah, Parlacık,
Yumurcak bu dönemin unutulmaz çocuk karakterleri olur. 1970'li yılların
yıldızlaşan iki çocuk oyuncusu Menderes Utku ve Sezer İnanoglu'dur. Menderes
Utku, Afacan tiplemesiyle ün yapar. Yapımci Berker İnanoglu'nun oğlu Sezer
İnanoglu da Sezercik serisi ile halkın sevgisini kazanır... Ünlü artist Filiz
Akın ve yönetmen Türker İnanoğlu’nun oğlu İlker İnanoğlu ise Yumurcak tiplemesi
ile karşımıza çıkar.1976'nın bir yeni çocuk yıldızı'da Hülya Koçyigit ve
yapımcı Selim Soydan'ın kızı Gülşah Soydan'dır. O da kendi adıyla oynar ve
beyaz perdede bir Gülşah tiplemesi yaratır.
60lı ve 70’li yılların
komik, haşarı ve yetim çocuk tiplemeleri 80’li yıllarda yerini daha gerçekçi
çocuk karakterlerine bırakır. "Uçurtmayi Vurmasınlar"da Ozan Bilen,
"Piano Piano Bacaksız" filminde Emin Sivas ve "Zıkkımın
Kökü"nde izledigimiz Emre Akyıldız son dönem Türk sinemasının öne çıkan üç
çocuk oyuncusu olmuş, fakat Ayşecik ve Ömercik gibi yıldız olamamışlardır.
KİM KİMDİR
Gülşah
: Gülşah Koçyiğit
Yumurcak
: İlker İnanoğlu
Sezercik
: Sezer İnanoğlu
Afacan
: Menderes Utku
Ayşecik
: Zeynep Değirmencioğlu
Ömercik
: Ömer Dönmez
Parlacık
: Parla Şenol
Çitlenbik
: İhsan Küçüktepe