6.
FANTASTİK TÜRK SİNEMASI
Tüm dünyada ‘Superman’,
‘Örümcek Adam’, ‘Batman’, milyonlarca dolarlık filmleriyle fırtına gibi
eserken, Yeşilçam tarihi de onları kıskandıracak maharette süper kahramanlara
sahne oldu. Kara Murat, Karaoğlan, Malkoçoğlu, Battal
Gazi, Tarkan, Dünyayı Kurtaran Adam, Kılıçaslan gibi kahramanların maceraları,
Hollywood’un süper kahramanlarını gölgede bırakacak cinsten bir performansla
izleyici karşısına çıktılar. Amerikanın dünyayı kurtaran kahramanlarının
karşısına bizim kültürümüzden, bizim tarihimizden kahramanlarla çıktık.
Kara Murat, ‘Fatih’in Fedaisi Kara
Murat’ olarak tanınan kahraman da uzun süren bir seriye imza attı. 1972’de
‘Fatih’in Fedaisi Kara Murat’ ve ‘İstanbul Kabadayısı Kara Murat’ adlı
filmlerle başlayan seri, 1973’te ‘Kara Murat Fatih’in Fermanı’, 1974’te ‘Kara
Murat Kardeş Kanı’ ve ‘Kara Murat Ölüm Emri’, 1975’te ‘Kara Murat Kara
Şövalyeye Karşı’, 1976’da ‘Kara Murat Şeyh Gaffar’a Karşı’ ile ‘Kara Murat,
Rahmi Turan’ın eserinden beyazperdeye
uyarlanan yapımda, Kara Murat, kalbine üç ok girmesine rağmen düşmanı vurması,
at üzerinde giderken ok yağdırması, bir kılıç darbesiyle düşmanı dağıtması,
surlardan atlamasıyla ünlüydü.
1977 yapımı ‘Denizler Hakimi’ adlı
macerasında Kara Murat, hasılat rekorları kıran ‘Karayip Korsanları’ filminin benzeri bir maceraya atıldı.
Kaptan-ı Derya Yunus Paşa’yı (Turgut Özatay)
topladığı vergi ve ganimetlerle İstanbul’a dönerken soyan ve Türk köylerine
baskın yapıp halkı öldüren Kara Korsan’a karşı görevlendirilen Kara Murat,
düşman gemilerinin tamamını yakarak macerasını başarıyla tamamladı.
Battal Gazi filmleri ise, Müslümanlar’ın 17. yüzyılda Bizans’a yaptığı gazalarda ün
yapan Battal Gazi’den esinlenilenerek oluşturulan bir
kahramandır. Beyazperdeyle ilkkez 1955 yılında
tanışmıştır.
Çizgi roman dünyasının baltalı
kahramanı Zagor, dünyada ilk ve büyük ihtimalle tek
olarak Türkiye'de beyaz perdeye taşındı. 1970 yılında Mehmet Arslan'ın yönettiği Zagor, İranlı
oyuncu Cihangir Gaffari tarafından canlandırılmıştı.
Daha sonra seri Levent Çakır tarafından çeşitli versiyonlarıyla devam
ettirildi. İşin ilginç yanı İtalyan çizer Gallieno Ferri tarafından oluşturulan Zagor'un
beyaz perdede canlandırıldığından İtalyanların dahi haberi yoktu.
Sami Ayanoğlu’nun
yönettiği ‘Battal Gazi Geliyor’ adlı filmi, 1966 yapımı ‘Battal Gazi’ izledi.
Filmde Battal Gazi’yi Atilla Gürses canlandırdı.
Seri, 1971’de Atıf Yılmaz’ın yönettiği ve bu kahramanla bütünleşen Cüneyt Arkın’ın rol aldığı ‘Battal Gazi Destanı’ ile sürdü. Arkın,
1972’de ‘Battal Gazi’nin İntikamı’, 1973’te ‘Battal Gazi Geliyor’, 1974’te
‘Battal Gazi’nin Oğlu’ adlı yapımlarda rol aldı.
Filmlerinde sık sık
Bizanslıların eline düşen, ancak insanüstü gayretiyle her seferinde kurtulan ve
intikamını alan Battal Gazi, bir vuruşta ya da 1 okla 20 Bizanslıyı öldürmesi,
kendisine gerçek kimliğini bilmediği için vurmak isteyen oğlunun ‘elinin taş
kesilmesi’ gibi film sahneleriyle sinema tarihine geçti.
Karaoğlan ise farklı bir çıkış
noktası ile, Suat Yalaz’ın büyük ilgi gören çizgi
romanının beyazperdeye uyarlaması ile izleyiciyle buluşmuştur. Karaoğlan’ı ise
usta aktör Kartal Tibet başarıyla canlandırmıştır. İlk olarak 1965 yapımı
‘Karaoğlan’ adlı yapımda ünlü kahramanı canlandıran Tibet, 1967’de ‘Karaoğlan
ve Yeşil Ejder’ filminde Tülay Erdeniz’in
canlandırdığı korkunç ejdere karşı mücadele verdi.
1969 yapımı ‘Karaoğlan-Şeyhin Kızı’
filminde Karaoğlan’ı Kuzey Vargın canlandırdı. 1969’daki ‘Karaoğlan’ın Kardeşi Sargan’ filminde Tarık Tibet, 1972’deki ‘Karaoğlan Geliyor’
filminde yine Kartal Tibet kamera karşısına geçti.
Karaoğlan, filmlerde sergilediği
kahramanlıklarının yanında, yabancı kadınlarla yaşadığı gönül maceralarıyla da
tanındı. 2002 yılında televizyon dizisi olan Karaoğlan’ı bu kez genç oyuncu
Kaan Urgancıoğlu canlandırdı.
Tarkan ise Sezgin Burak tarafından
1967’de yaratılan çizgi roman kahramanından uyarlanmıştır. ‘Tarkan’ ilkkez 1969 yılında
seyirciyle tanışmıştır.
Ünal Şahin ve Hasan Demirtaş tarafından da canlandırılan Tarkan, asıl Kartal
Tibet ile özdeşleşti. Sanatçı, ‘Tarkan’, ‘Tarkan Gümüş Eyer’, ‘Tarkan Altın
Madalyon’, ‘Tarkan Güçlü Kahraman Kolsuz Kahramana Karşı’ filmlerinde rol aldı.
Ailesi o daha bebekken katledilen ve
kurtlar tarafından yetiştirilen Tarkan, yanından ayırmadığı kurdu ile maceradan
maceraya koşturdu. Tek başına bir ordu gibi mücadele veren, Batı Hun hakanı
Atilla’nın gözde savaşçısı Tarkan’ın maceraları, Kuzey ve Orta Avrupa’da
cereyan ediyordu.
Tarkan filmlerinin ilk ikisinde rol
alan kurt köpeği Con gerçekten çok akıllı bir köpekti.
Öyle ki, caddede karşıdan karşıya geçerken trafik ışıklarını kullanmayı dahi
öğrenmişti. Ne yazık ki, bu kıymetli köpek, trafik ışıklarına aynı dikkati
göstermeyen bir sürücünün kullandığı aracın altında kalarak can verdi.
‘Dünyayı Kurtaran Adam’ filmi ise
‘Türk Star Wars’ı olarak nitelendirilen bir
niteliktedir. Tarihsel süreç içerisinde birçok tartışmayada
sebep olan film 1982 yılında gösterime girmiştir. Çetin İnanç’ın yönettiği ve
senaryosunu Cüneyt Arkın’ın kaleme aldığı filmde
başrolü de ünlü aktör üstlendi. Dünyayı bilinmeyen güçlere karşı savunmak için
uzay araçlarıyla yola çıkan iki kişinin macerasını konu alan fantastik yapımın
ikincisi, 24 yıl aradan sonra yeniden seyirciyle buluştu. ‘Dünyayı Kurtaran
Adamın Oğlu’ adlı filmin yönetmenliğini Kartal Tibet üstlenirken, senaryosunu Murat Boyacıoğlu’nun
kaleme almıştır. Filmde, Cüneyt Arkın, Mehmet Ali Erbil,
Hıncal Uluç, Deniz Seki, Pascal Nouma,
Ayşen Gruda, Günay Karacaoğlu, Burcu Kara,
Pakize Suda ve Burak Sergen gibi birçok usta oyuncu ve medyatik isim birlikte rol
almaktadır.
Bu
fantastik yapımların sayısı her geçen gün artmaktadır. Lakin şimdi oluşturulan
fantastik sinema örnekleri kahramanlık öykülerinden ziyade absürd
komediler şeklinde oluşturulmaktadır. Yeni yapımlar ya eski dönem fantastik
kahramanlığın yer aldığı filmlerin özelliklerinden yararlanarak komik sahneler
oluşturmakta ya da Türk insanının karakteristlik
özelliklerinin yoğun olarak yüklendiği kahraman tiplerle komediye dönük
çalışmalar oluşturmaktadır. Cem Yılmaz’ın senaryosunu yazıp başrollerini
oynadığı ‘GORA’ bu tarz bir yapım olarak karşımıza çıkmaktadır. Bazı
özelliklerinin abartılı olarak verildiği tipik bir Türk insanının uzaylılar
tarafından GORA gezegenine kaçırılmasıyla yaşanılan olayları aktaran film
olarak karşımıza çıkmaktadır.