4. TÜRK
SİNEMASINDA KORKU FİLMLERİ
Türk sineması tarhine
bakacak olursak, 1914’de ki Ayastefanos'taki Rus Abidesinin Yıkılışı (150
metrelik bir belgesel olup, orjinali elimizde bulunmamaktadır- Fuat Uzkınay)
filminden, 2007 yılı başına kadar uzun metrajlı 6729 film çevrilmiştir. Bu
filmlerin büyük bir çoğunluğu Romantik, Macera, Tarihi ve güldürü türü tarzında
dır. Bazı türlere Yeşilçam neredeyse hiç ilgi
duymamıştır. Müzikal, Bilim Kurgu ve Korku sineması türünde çok az örnekler
vardır. Özellikle Korku türü Yeşilçam'da hiç popüler olmamış ve bu türde sinemamızda
çok az film çekilmiştir.
Giovanni
Scognomillo, korku filmlerinin örneklerinin Türk sinemasında az sayıda olmasını
Türkiye'de korku sinemasının 'kolay' bir tür olarak algılandığına bağlıyor.
Ayrıca Türkiye'de korku geleneğinin gelişmediğini ve bir korku edebiyatından
bile bahsedilemeyeceğini vurguluyor. Türk korku filmlerinde yerel mitoslarının
kullanımı konusunda ise şu açıklamayı yapıyor: "Anadolu'da zengin bir
geçmiş var. Fakat bu kaynaklar bu geçmiş kullanılmaktansa hazır olana yönelmek
daha cazip geliyor. Şu ana kadar çekilen filmler kendi mitoslarımızdan yola
çıkılarak çekilmiş filmler değildir. Ama Orhan Oğuz'un 'Büyü' filmi daha çok
kendi mitoslarımızdan yararlanmış. Belki bu filmle alınacak başarı ileride
korku filmi çekmek isteyen yönetmen ve yapımcılara örnek olur
düşüncesindeyim."
Dünya
sinema tarihinde korku türünün ilk örneği olarak, Melies'in 'Manastırdaki
Şeytan' (Le Diable au Cauvent,1899) filmi gösterilebilir. Türk sinemasında ise
ilk Türk gerilim filmi sanılanın 1949 yapımı Aydın Arakon’un “Çığlık” dır. Giovanni Scognomillo filmin gösterime girdiği 1949'da
sinemada bu filmi seyredenlerden biri. Ama 'Çığlık' filminin korkudan çok
gerilim türüne ait olduğunu vurguluyor ve filmin çok başarılı bir film
olmadığını düşünüyor. Maalesef filmin negatifleri ortada yoktur.
İlk
Drakula filmini Bela Lugosi 1931 yılında çekmiştir. 1953 yılında ise Avrupa ve
Amerika dışında ilk Drakula filmini Türkler tarafında yapılmıştır.
Drakula Istanbul'da"nın senaryosu, Dracula'nın bir özet-çevirisi özelliğini
taşıyan Ali Rıza Seyfi imzalı "Kazıklı Voyvoda" adlı romandan
yararlanarak yazılmış. Mehmet Muhtar’ın yönettiği “Drakula İstanbul’da”
filminde bazı ilkler de yaşanmıştır.
Atıf Kaptan, sinemada
uzun köpek dişleri gözüken ilk vampir olurken erotik özellikli ilk drakula
filmi ünvanıda bu film sayesinde Türklere aittir.
Dracula romanında
Kont'un şato duvarlarından aşağı bir sürüngen gibi indiği sahne, Amerikan
filminde değil de ilk kez "Drakula Istanbul'da"da görülüyor. Kazıklı
voyvoda ile Kont Drakula ilişkisi de ilk kez bu filmde belirtilmişdir.
Türk sinemasında korku
unsurunun işlendiği ve önemli örneklerden biri olan 'Şeytan' filmidir. 1974
yılında çevrilen ve yönetmenliğini Metin Erksan'ın yaptığı film, William Peter
Blatty'nin romanından uyarlanmıştır. Metin Erksan, 'Şeytan' filmini dönemin
şartlarının gereği çektiğini söylüyor. "Avrupa'da ve Amerika'da bu film
iyi gişe yapmıştı. Ve bu fikir Saner Film'in sahibi yapımcı-yönetmen Hulki
Saner'den çıktı. Bu teklifi yalnızca ekonomik olarak sıkıntılı bir dönemde
gelmesinden dolayı kabul ettim. Izleyici toplayan bir film olabilirdi. Ama
gereken ya da umduğumuz gişeyi yapamadı
1972'de İtalyan
sinemacılar yanlarına Alman asıllı Klaus Kinski'yi de alarak Türkiye'ye
gelirler ve İstanbul Kanlıca'daki Hidiv Kasrı'nda iki korku filmi çekmeye
başlarlar. Her iki filmde de Kinski'nin yanısıra Ayhan Işık ve Erol Taş'a da
rol verirler. Türkiye'de basında çıkan haberlerde filmlerin yarım kaldığı
yazılır. 1979'da ölen Ayhan Işık'a bu filmlerini izlemek nasip olmaz. Oysa her
iki film de 1974'te İtalya'da gösterime girmişlerdir. Üstelik jeneriklerde ne
Ayhan Işık'ın, ne de Erol Taş'ın adları yeralmaz. Yılmaz Duru yıllar sonra bu
filmlerden birinin, "
Yeni Türk yönetmenleri,
bu unutulan ve üvey evlat muamelesi gören korku türüne önem vermiş ve son
dönemde bolca korku-gerilim tarzı filmler çekilmeye başlanmıştır. Okul filmi
ile başlayan bu yeni dönem en son Çağan Irmak’ın Kabusler evi serisi ile devam
etmekte ve bu tür seyirci ile barışmayı beklemektedir.
Bazı
önemli Türk Korku-Gerilim Yapımları ve yönetmenlerini; Çığlık - Aydın
Arakon (1949), Drakula İstanbulda - Mehmet Muhtar (1953), Ölüm Saati -
Orhan Erçin (1954), Ölüler Konuşamaz ki - Yavuz Yalınkılıç (1970), Şeytan
- Metin Erksan (1973), Karanlık Sular - Kutluğ Ataman (1994),
Asansör - Mustafa Altıoklar (1999), Okul - Taylan Biraderler (2003),
Büyü - Orhan Oğuz (2005), Dabbe - Hasan Karacadağ (2005),
Beyza’nın Kadınları - Mustafa Altıoklar (2006), Araf - Biray
Dalkıran (2006), Gomeda - Tan Tolga Demirci (2006), Barda - Serdar Akar
(2006), Gen - Togan Gökbakar (2006), Küçük Kıyamet - Taylan Biraderler
(2006), Kabuslar Evi serisi - Çağan Irmak
(2006-2007) olarak sıralanabilir.