b) Ağa, Eşkiya, Namuslu, Muhsin
Bey, ....; Şener Şen
Türk sinemasında her rolün hakkını en ince
ayrıntısına kadar vermesiyle tanınan Şener Şen, sinemada ki başarısını televizyona
taşımış, reklam ve dizilerinde aranılan ismi olmuştur.
Kemal Sunal ve İlyas Salman ile oynadığı filmlerde hep kötü
rollere girmişti. Her filminde saf insanları dolandırıyor; ama filmin sonunda
hüsrana uğrayan hep o oluyordu. Kötü rolleri o kadar komik ve başarılı oynardı
ki, halk onu hep aynı rollerde görmek istedi. Ama o kariyeri pahasına bir anda
yüz seksen derece döndü ve iyi, saf adam rollerine çıkıp oyunculuğunun ne
kadar güçlü olduğunu ispat etti.
Şener Şen 1942 yılında
ünlü karakter oyuncusu Ali Şen’in oğlu olarak dünyaya gelir. Sanat hayatına
İstanbul belediyesi şehir tiyatrolarında sahneye çıkarak başlar. Babası gibi
sinema sanatçısı olmak istemeyen Şener Şen kendisini tiyatro oyunculuğuna adar;
ancak ekonomik nedenlerle sinemaya bulaşmak zorunda kalır. Tiyatro maaşı
yetmediği için sinemayı bir ek iş olarak görmektedir. Dublajdan tanıdığı
yönetmenlere, “figüran olarak beni de çağırın. Ama bir şartım var, yevmiyemi o
gün alayım” der. Bu sırada yaşı 30’a gelip çatmıştır.
Sinemaya ilk adım attığı
yıllarda figüranlık dahil her işi yapar. 5 yıl boyunca o kadar küçük rollerde
oynar ki, bazen filmlerde sadece dans etmek veya başrol oyuncusundan dayak
yemek zorunda kalır. 1975 yılında sinema kariyerinde bir dönüm noktası yaşar ve
Ertem Eğilmezin unutulmaz filmi Hababam sınıfında
‘Badi Ekrem’ tiplemesi ile büyük sükse yapar. İşe figüranlıkla başladığı için
hiç kuşku yok ki, bu onun için çok büyük bir roldür. Aynı filmde İnek Şaban
tiplemesi ile ün yapan Kemal Sunal ile müthiş bir
ikili oluşturur ve o yıllarda büyük gişe hasılatı
yapan “Süt Kardeşler”, “Şaban Oğlu Şaban”, “Tosun Paşa”, “Kibar Feyzo”, “Çöpçüler Kralı” ve “Davaro”
gibi filmlerde oynar.
Şener Şen yardımcı
rolleri oynaya oynaya 1984 senesine kadar gelir. O
zamanlar Anadolu piyasasına hâkim olan işletmecilerin, “Şener Şen çok tutuyor,
bir filmde başrol oynatalım” isteği, Arzu Film'e, Ertem Eğilmez'e kadar gelir.
Fakat bu istekte tehlikeli bir yan vardır. Şener Şen o güne kadar Kemal Sunal ve İlyas Salman'la yaptığı
kırsal kesimdeki uyanık, üçkâğıtçı, sahtekâr, dolandırıcı köylü tiplemelerinde
oynamıştır. Ancak Şener Şen bu defa halkın istediğini yapmaz. “Onların istediği
filmi yapmam, başrol oynayacaksam kendi istediğim filmi yaparım” diyerek isyan
bayrağını çeker ve Başar Sabuncu'nun “Namuslu”
filminde ilk başrolüne çıkar. Filmde Mehmet Ali Rıza Bey işine son derece bağlı
namuslu bir vatandaştır. Bu nedenle çevresindekilerce hor görülür. Zimmetine
para geçirdiği söylentileri ortalığa yayılınca itibar görür ve el üstünde
tutulmaya başlar. Ertem Eğilmez bu film için ona “Eğer bu film tutmazsa senin
hayatın başlarken biter. Bir daha bir fırsat yakalayamazsın. Ama öbürünü
seçersen yılda beş, altı film yaparsın, para da kazanırsın” der. Oysa “Namuslu”
o yılın en iyi iş yapan filmleri arasına girer ve Şener Şenin sinema
kariyerindeki ikinci perde başlar.
Yeni Şener Şen artık iyi
bir insandır. İnsanları kandırmayan saf temiz yürekli birisidir. Nesli Çölgeçen’in “Züğürt Ağa”sında saf bir köy ağasını,
“Milyarder”de milli piyangodan büyük ikramiye kazanan istasyon şefini,
“Muhsin bey”de artist olmak isteyen bir gence yardım eden besteciyi başarı ile
oynar. Bu yıllarda moda olan müzikallerde de gözükür. Türk sinema
seyircisinin sinema önlerinde uzun kuyruklar oluşturduğu taşlamalarla
dolu “Amerikalı” ve “Arabesk” filmlerini çevirir .
1996’de ise Türk sinemasında bir devrim yaratan “Eşkiya”
filminde Uğur Yücel ile birlikte oynar. Bu filmde 35 yıl hapiste kaldıktan
sonra kanlısı ile hesaplaşmak için istanbul’a giden
eski hükümlü Baran’ı başarı ile canlandırır. Yavuz Turgul'un
senaryosunu yazdığı ve yönettiği bu film Türk sinema sektöründe bir rekor
kırmış ve 2.5 milyon seyirciyi sinemalara çekmiştir.
Şener
Şen’i tanımak içinde biraz kendi cümlelerine yönlenelim. Bakalım neler demiş
Şener Şen;
“Bizim ülkemizde
sanatçıya özgür düşünce ortamı tam anlamıyla tanınmadığı için, biz ancak,
bizlere takılan gözlüklerle çevremizi ve dünyayı tanımaya çalışıyoruz”
“Babam sinemacıydı
ama sinema beni hiç ilgilendirmiyordu. . 25-26 yaşında hedefime yöneldim ve
sadece tiyatrocu olmak istedim”
“Kevin
Costner'ın yerinde olsam, grafiğim eğrildiği için
gider Yavuz Turgul'un kapısında yatardım”
“Star olmak hiçbir zaman
hedefim olmadı. Benim hedefim iyi bir oyuncu olmak ve yaptığım işten mutlu
olmaktı. Bu kadar basit ve sıradan yani.”
“Bir rol aldığımda çok
sevinirdim, nasıl iyi oynarımın peşinde, o rolün tadını çıkarmaya çalışırdım.
Şimdi bulunduğum yer eğer starlıksa, o istemeden, zorla geldi.”
“Ben hem starım, hem
değilim. Konumum gereği starım ama star gibi yaşamıyorum. Bundan etkilenmemeye
çalışıyorum. Star gibi yaşamanın benden bir şeyler götüreceğinden korkuyorum”
Şener
Şen’in kazandığı bazı önemli ödüller şunlardır; 1978 15. Antalya Film
festivalinde “Çöpçüler kralı” ile en iyi erkek yardımcı ödülü, 1987 24. Antalya
film festivalinde “Muhsin bey” ile en iyi erkek oyuncu ödülü, 1988 Muhsin bey,
36. San sebastian film festivalinde (İspanya) Jüri
özel ödülü alır.
Şen’in
rol aldığı bazı önemli filmleri ise; 1975 Hababam
sınıfı sınıfta kaldı, 1976 Tosun paşa, 1977 Çöpçüler Kralı, 1978 Kibar Feyzo, 1980 Banker Bilo, 1981 Davaro, 1982 Çiçek Abbas, 1984 Namuslu, 1985 Züğürt Ağa,
1986 Muhsin Bey, 1988 Arabesk, 1993 Amerikalı, 1996 Eşkıya olarak sıralanabilir.