10. TÜRK SİNEMASININ HEM KALBİ HEM BEYNİ; YEŞİLÇAM SOKAĞI

Beyoğlu semtinin ortasında herkesin bildiği meşhur istiklal caddesi vardır. Bir ucu Taksim’e, diğer ucu Galata kulesine kadar uzanan bu caddenin tam ortasında birde  kendi haline terkedilmiş küçük bir sokak bulunmaktadır. Bu sokak, Türk sinemasının yıllarca kalbi sayılmış, binlerce insana ekmek kapısını açmış, birçok ünlünün keşfedilmesine ön ayak olmuş yeşilçam sokağıdır. Tabelası bile olmayan bu sokağa gittiğiniz zaman göreceksiniz ki, sokakta birkaç seyyar satıcı ve kapalı kepenklerden başka görecek bir şey kalmamıştır.

CHP iktidarı döneminde, 1948 yılında belediye Gelirler Kanunu'nda, yerli filmler için %75 olan vergi, %25'e düşürülünce, para kazanma olasılığını gören yapımcılar, şirket yazıhanelerini yeşilçam sokağına kurmaya başlarlar. Bu dönemde yerli filmlerde hızlı bir artış olduğunu görmekteyiz. 10 yılda 50 film üreten Türk sineması aynı sayıya 1 yılda ulaşmaya başlar. 1950'ler Yeşilçam sinemasının ilk büyük yıllarıdır. Yeşilçam kavramı, ilk olarak belirli bir mekan ortaklığını, bu ülkenin ticari sinemasını anlatmaktadır. Bu mekan yaklaşık 30 yıl boyunca Türk sinemasının kalbi olmuş, sinema sanatının ülkemizde yerleşmesini sağlamıştır.

Yeşilçam sokağının tam ortasında, 1924'de kurulmuş ve ilk adı "Melek" olan "Emek" sineması bulunmaktadır. Sinema adını, sahnenin iki tarafında yer alan  sarı-turuncu renkli 2 melek tablosundan alır. Daha sonraları yok olan tabloların yerinde bugün boş nişller bulunmaktadır. Sinemadan önce burada “Skating Palace” adıyla bilinen Pera’nın yegane buz pateni sahası bulunmakta idi. Ara sıra paten sahasının kimi bölümlerinde film gösterileri yapılmakta idi. Sinemanın ilk sahibi 1945'de iflas eden A. Saltiel ve H. Arditi idi. Sinema, İstanbul belediyesi'ne, oradan da emekli Sandığı'na geçer. 1958'e kadar İpekçi kardeşler tarafindan işletilir. Sonra Emekli Sandığı Emek Film'i kurarak işletmeyi üstlenir ve bugünkü adını verir. 1968'de Turgut Demirağ'a geçen sinema, 1975'ten beri ise İsmet Kurtuluş tarafindan işletilmektedir.

Yeşilçam sokağında bir zamanlar, bugün açık olmayan Opera sineması vardı(1924). Bu sinemada yerler halılarla kaplıydı ve fraklı, beyaz eldivenli teşrifatçılar hizmet verirdi. 21 Ocak 1932'de, ingiliz yapımı olan Çanakkale filmini izlemek üzere Atatürk bu sinemaya gelir ve salondan çok etkilenir. Sinemanın sahibi Mehmet Rauf Sirman'dan sinema sektörünün Türkiye'deki durumu hakkında bilgi alan Atatürk, yüzde 33 olan sinema vergilerini yüzde 10'a indirir. Atatürk, sonraki yıllarda defalarca Opera Sineması'na gelir. Sonradan Şehir Tiyatroları'na geçen Opera Sineması, bir giyim mağazasına kiralanır ve  1970'lerin sonunda yanarak kapanır.

Bakın Giovanni Scognamillo Yeşilçam Sokağı için ne diyor; "Tarihsel olarak 40'lı yıllarda Türk sinemasını Yeşilçam sokağında doğmuştur. Bugün Yeşilçam sokağı bir simge olarak kalmıştır ve ona böylece bakmak gerekiyor. Uzun bir süre merkez görevini yaptı ve sonra doğal olarak yapımevlerinin çoğalması ile başka mekanlar, başka sokaklar daha uygun görüldü. Kala kala bir çeşit mitos olarak kaldı ve kalıyor. "

Yeşilçam sokağının restorasyonu konusunda kimler neler yaptı bilmiyoruz ama görünen köy kılavuz istemez misali ortada pek bir şey yok diyebiliriz. Bu sokağı değiştirebilecek kişi ve kurumlar kimler. En başta Beyoğlu belediyesi, Kültür bakanlığı, Sinema dernekleri ve bu işe gönül veren zenginlerimiz. Neden bu işin geciktiğini, alınan kararların kağıt üstünde kaldığını bilmiyoruz ama bu işinde bir an önce bitmesi gerekiyor. Kendi tarihine ve kültürüne sahip çıkmayan bir ülke kimin değerlerine sahip çıkacak. Hollywood’un mu.

Beyoğlu belediyesi 1996 yılından beri Türk sinemasının kuruluş günü sayılan 14 kasımda çeşitli etkinlikler düzenlemektedir. Bununla yetinmeyen belediye şu sıralar başta istiklal caddesi olmak üzere Beyoğlu’nun tarihi ve kültürel mekanlarını yeniden restore etmek için çaba harcamaktadır. Yeşilçam sokağına henüz dokunmayan belediye, bu sokak ile ilgili çeşitli projeleri olduğunu ve bu projeleri en kısa zamanda hayata geçireceklerini söylediler. Yapılan çalışmaları SO-DER ve Mimar Sinan üniversitesi ile ortak olarak yürüttüklerini söyleyen Beyoğlu Belediyesi Başkan Danışmanı Tülin Ersöz, reform çabalarının yeni başladığını ve yerel esnaf, medya ve kültür bakanlığından yeterli destek geldiği taktirde Beyoğlunu eski güzel günlerine dönüştürebileceklerini söylemektedirler. Bizim isteğimizde yıllarca vaat edilen bu projelerin biran önce hayata geçirilmesi ve yeşilçam sokağının hem turistik, hem de kültürel yapıya biran önce kavuşturulmasıdır.

Sokak için neler yapılabilir mesela; ünlülerin el ve ayak izleri kaldırımlara konulabilir mesela, mesela duvarlara ünlülerin resimleri ve film afişleri konulabilir. Sinemayı çağrıştıran sokak tabelaları oluşturulup sokağa serpiştirilebilir. Sokak içinde sinema müzesi oluşturulabilir. Sokak, Mimar Sinan Ünv. Sinema bölümünün korumasına verilebilir. Araçların bu sokağa girişi ve otopark yasaklanabilir. Yeşilçamın emektarlarına bu mekanda iş olanakları sağlanabilir.