NEJAT İŞLER

Nejat İşler İlkokul sonrasında sınavlarına girip kazandığı Cağaloğlu Anadolu Lisesi’ne devam eder. İlk anda yabancılık çektiği bu ortama alışmak için epey çabalar. Hatta, ilk zamanlar, “Beni buradan alıp Eyüp’teki liseye yazdırın,” der. Ailesi bu durumu kabul etmeyince hem derslerden kaytarmak hem de popüler olmak adına okulun tiyatro koluna katılır. Gerçekten de kısa zamanda hem popüler olur hem de derslerden kaytarır. Liseyi bitirip üniversiteye giremeyince para kazanmak adına çay partileri düzenlemeye başlar. Düzenlediği geceye kimseler gelmeyince borcunu kapatamaz. Kulüp sahibinin zorla imzalattığı senetleri ödeyebilmek için çevresindeki insanlardan borç alır. Bu borçlarını ödemek için de Mahmutpaşa’dan tişört alıp Teşvikiye’de satmaya başlar. Kış bastırınca da tişörtler yerini plak ve dergiye ardından da kitaplara bırakır. Hâlâ dönmeyi düşündüğü bu yerde 10 yıl kalır. Her ne kadar borçlarını ödemek amacıyla başvurduğu bir iş olsa da kendini yetiştiren yer olduğunu düşünür orasının. Günlerden bir gün 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü'nde parasız pulsuz Taksim’de dolaşırken bedava gösterilerden birine girip izlemeye başlar. "Danton'un Ölümü" sahnelenmektedir, seyrederken birdenbire, “Ben neden bu işi yapmıyorum,” diye düşünür. O sıralar dayısının yanına gittiği Eskişehir'de konservatuvar sınavına girer ve kazanır. İstanbul'a geldiğinde ise Mimar Sinan Üniversitesinin ilanını görür buranın sınavına da girer ve hiç ümidi olmamasına rağmen onu da kazanır. 1995 yılında da bu üniversitenin Devlet Konservatuvarı Tiyatro bölümünden mezun olur. Okul devam ederken Devlet Tiyatrosunda ve televizyon dizilerinde oynar. Mezun olunca da Kahramanlar ve Soytarılar Tiyatrosu'nu kurar. Okuldan iki arkadaşıyla oluşturdukları bu ekipte oynamaları için tuhaf hikayeler yazmaya başlar. “Hiç okumayan biri de yazabilir belki bunları, benim yazı yazmamın nedeni yazmak değil, sadece oynayalım diye bir oyun yazdım,” dediği “Tuhaf Şehir Hikayeleri”, “Biz Zavallı Erkekler” ve “Yalnızlık Benim Gizli Sevgilim'' adında 3 kitabı var. En son oyunu ise "Lise arkadaşlarımın çoğu savaşta öldü. Yarısı asker, yarısı gerilla olarak," cümleleriyle başlıyormuş. Oyunculuk adına yapılabilecek ne varsa hepsini dener. Reklam, dublaj, dizi film, sinema, radyo tiyatrosu ilk filmi ise 1999 yılında rol aldığı Eylül Fırtınası olur. İdeali, işini daha iyi çalışmalarla sürdürmek. Bir sene sonra ne yapacağı umurunda değil. İllâki başrol oynamak ya da şöhret olmak gibi bir derdi yok. Tek istediği yaptığı işi elinden geldiğince iyi yapmak. Tiyatro yaparken ölmek ve haftanın yedi günü durmaksızın oyun oynayabileceği bir tiyatro mekânı olması gibi düşleri var.