
YILMAZ GÜNEY KATİL Mİ, YOKSA KURBAN MI
BUNDAN TAM 33 YIL ÖNCE 13 EYLÜL'DE ADANA'NIN KÜÇÜK BİR
İLÇESİ OLAN YUMURTALIKTA BİR HAKİM ÖLDÜRÜLDÜ. CİNAYETİN SANIĞI İSE TÜRK
SİNEMASININ ÇİRKİN KRALI YILMAZ GÜNEYDİ. AMA AKILLARDA TEK BİR SORU VARDI. YILMAZ
GÜNEY GERÇEKTEN HAKİM SEFA MUTLU'YU ÖLDÜRDÜ MÜ !!!
13 Eylül 1974. Adananın Yumurtalık ilçesinde film çekimi için bulunan Yılmaz
Güney, sahil gazinosunda karısı Fatoş Güney, Adana belediye başkanı Ege Bagatur ve
film ekibiyle oturmaktaydılar. Yan masada ise ilçe hakimi Sefa Mutlu bulunmakta idi.
Nasıl Ateş ile barut bir arada bulunmazsa, Kanunlara sığmayan bir adam ile bir kanun
adamı'da aynı yerde olamazdı. Hakimin olduğu masadan Yılmaz Güney'in olduğu masaya
doğru sataşmalar başladı. O gecenin tanıklarından ve filmin oyuncularından biri
olan Ayşe Emel Mesci'nin polisteki ifadesine göre hakim Sefa Mutlu "Benden başka
kral varsa, anasını avradını.....O kralsa ben imparatorum" diye laf atmıştı.
Güney'in asistanı Ali Özgentürk'e göre ise hakimin masasından birkaç kişi
Güney'in üzerine doğru yürümüşler, o da onları durdurmak için havaya iki üç el
ateş etmişti. Bu itişme kakışma sırasında sağ elinin orta parmağına isabet eden
tabanca mermisiyle yaralanan Güney'in asistanı Şerif Gören de ifadesinde şöyle
diyordu."İki üç kişi üzerine yürüyünce Yılmaz birden ayağa kalktı. Elinde
bir tabanca vardı. Hadise olmasın diye hemen üzerine gittim, tabancayı aldım. Bu
sırada farkında değilim bir veya iki defa silah patladı ve parmağımdan
yaralanmıştım. Parmağımdaki yara, tabancayı Yılmaz'ın elinden alırken meydana
geldi."
TANIKLARIN İFADELERİ ÇELİŞKİLERLE DOLU
Gerçekte olay hayli karışıktı. Görgü tanıklarının
ifadeleri farklı idi. Kimi Güney'in elinde tabanca görmediğini söylerken, kimi de
gördüğünü iddia ediyordu. Öldürülen hakimin eşi Nuran Mutlu "Eşim
Yılmaz'ın elinden tabancayı almak istedi. Yılmaz sol ayağı ile vurunca eşim yere
düştü. Eşim sandalyeyi yerden alıp kendini müdafaa etmek istedi ve Yılmaz da o
sırada ateş etti ve eşim yere düştü" diye ifade verirken, bu kez ortaya
Güney'in yeğeni Abdullah Pütün ortaya çıkıp "Hakimi ben öldürdüm"
diyordu. Olayı bir de Yılmaz Güney'in kendi ağzından dinleyelim."Endişe adlı
filmin çekimleri için Adana'nın yumurtalık ilçesinde idik.Olay, filme
başladığımın birinci günü akşamı oldu. Tesadüf değil. O günün akşamı
ekibimle beraber bir lokantada oranın hakimi olduğunu daha sonra öğrendiğimiz adamın
gelmesi, orada birtakım kışkırtıcı olaylara girmesi bir kavgaya yol açtı, bu kavga
içersinde hakimin öldürülme olayı oldu. Gerek Türkiye'de gerek Dünya kamuoyuna
yansıdığı gibi Hakim'i benim öldürdüğüm konusunda iddialar öne sürüldü. Orada
bulunan benim arkadaşlarım dışındaki görgü tanıklarından 40 kişiden 39 kişinin
söyledikleri ile bir kişinin söyledikleri arasında fark var. Hakimin karısı bile
esas itibariyle daha sonra yaptığı açıklamada bu işi açıklamak gerektiğini fakat
korktuğunu belirtti. Ve olay sırasında daha sonra öldürülen yeğenimin yaptığı
olay bana mal edildi. Ve ben bundan 19 yıl hapse mahkum oldum." Yılmaz Güney'in
mahkum olmadan önce mahkemede söylediği sözler ise oldukça dikkat
çekici."İnanıyorum ki Hakim Sefa Mutlu'yu benim vurmadığımı sizlerde
biliyorsunuz...Fakat eliniz mecburdur...Bu koşullarda objektif davranmanız mümkün
olmayacaktır. Bu karşılaştığım ilk haksızlık değildir. Son haksızlıkta
olmayacaktır. Saygılarımla...."
YILMAZ GÜNEY VE YASAKLI GEÇMİŞİ
1955 :İstanbulda
"ON ÜÇ" adlı bir dergide ki bir yazısı yüzünden hakkında dava açıldı.
Yazdığı yazının ismi ise"ÜÇ BİLİNMEYENLİ EŞİTSİZLİK SİSTEMİ"
idi.
1957 :İstanbul'a
İktisat fakültesinde öğrenim görmek amacıyla geldi.Bu arada süren dava
sonuçlanmış 7,5 yıl ağır hapis, 2,5 yıl sürgün cezasına çarptırıldı. Dava
temyize gitti.
Mayıs 1961 :Temyize giden dava
sonuçlandı ve 1,5 yıl ağır hapis ve 6 ay sürgün cezasına çarptırıldı. Ömür
boyu kamu haklarından yoksun bırakıldı.
1962 :Hapis cezası
biten Güney, Konya'ya 6 Aylık sürgün cezasını çekmeye gitti.
1971 :12 Mart
muhtırasından sonra birçok aydın gibi o da gözaltına alındı.Nevşehir'e 3 aylık
sürgün cezasına gönderildi.
16 Mart 1972 :Devrimcilere para yardımı ettiği gerekçesi ile
tutuklandı. Mahkeme sonucu 10 yıl ağır hapis ve sürgün cezasına çarptırıldı.
1974 :Ecevit'in genel
affı ile serbest bırakıldı.
13 Eylül 1974 :Adananın Yumurtalık ilçesi hakimi Sefa Mutlu'yu
öldürmek suçundan tutuklandı.19 yıla mahkum oldu.
9 Ekim 1981 :Isparta yarı açık
cezaevinden izinli olarak çıktı.
16 Ekim1981 :Yılmaz Güney'in Fransa'ya
kaçtığı öğrenildi.
16 Mayıs1982 :Türkiye, Yılmaz Güney'in iadesi için Fransa'ya
nota verildi.
26 Ekim 1982 :Yılmaz Güney
vatandaşlıktan çıkarıldı.
9 Eylül 1984 :Fransa'da ülkesinden
binlerce kilometre uzakta kansere yenik düştü.
Yılmaz Güney hayatının 12 yılını cezaevinde ve sürgünde geçirdi. 15 cezaevi
gördü. Yılmaz Güney Fransada iken Türkiyede sonuçlanan davalarda toplam cezası 100
yılı aşıyordu.
YILMAZ GÜNEY VE SİNEMA
1 Nisan 1937
:Yılmaz Pütün olarak Adana'nın Yenice köyünde doğdu.
1954 : Lise ikinci
sınıfta iken 7 lira yevmiye ile And film'in pursantaj(film dağıtım) memurluğu
görevine getirildi.Bu sayede birçok güneydoğu ilini gezmiştir.
1955 : Lise yıllarında
"DORUK" isimli bir sanat dergisi çıkardı.
1955 : İstanbul ünv.
iktisat fakültesine kayıt oldu ve Atıf Yılmazla tanıştı.
1958-1961 : Bu vatanın çocukları, Alageyik,
Karacaoğlanın kara sevdası, Tütün zamanı, Ölüm perdesi, Dolandırıcılar şahı,
Kızıl vazo, Seni kaybedersem,Tatlı bela gibi filmlerde senaryocu, yönetmen ve
yönetmen yardımcısı olarak görev aldı.
1963-1972 : Bu dönemde hepsi başrolde olmak
üzere 100 filmde rol aldı.
1970 : Askerlik
dönüşü, bir çok film eleştirmenince tüm zamanların en iyi Türk filmi olarak kabul
edilen, UMUT'u çekti.
1974 : Çekimleri
sırasında hapse girdiği ENDİŞE filmi Şerif Gören tarafından tamamlandı.
1975 : Burjuvazinin
hazin çöküşünü anlattığı ARKADAŞ filmini çevirdi.
1978 : Senaryosunu
yazdığı çağdaş bir Türk destanı olan SÜRÜ filmi Zeki Ökten tarafından
çekildi.
1982 : Yine hapiste iken
senaryosunu yazdığı YOL filmi Şerif Gören tarafından çekilir.Yol filmi Cannes film
festivalinde Altın Palmiye ödülünü aldı.
1983 : Ölmeden önceki
son filmi olan DUVAR'ı(LE MUR) çekti.
Yılmaz Güney 104 Filmde başrol oynadı.24 filmi kendi yönetti. 50 filmin senaryosunu
yazdı, 6 filmin senaryosuna yardım etti. Tüm bunları topladığımız zaman Yılmaz
Güney'in emeği geçtiği toplam 111 film bulunmaktadır.Türk sinemasına 1958-1983
arasında çeyrek yüzyıl katkıda bulunmuştur.
ONUN HAKKINDA NE DEDİLER
Onat Kutlar "Adananın Yenice kasabasından tozlu
ayakkabıları, uzun bacakları, bir yana eğilmiş hem gülümseyen, hem hırçın, hem
isyancı yüzü ile çıkıp uzun, çetin, yer yer acılar ve kanlı anılar, yer yer
zafer çelenkleri ile dolu yollardan geçerek taa Paris'e ulaşan ve orada serüvenini
noktalayan Yılmaz Güney'in yaşamı, onurlu bir direncin tarihidir."
Elia Kazan "Tanımadığım ama hayran olduğum bir sanatçı"
Emir kusturica " Çok önemli bir sinema adamıydı Güney. Son 20 yılın Tarkovski
ile birlikte en önemli sinemacısı."
Faydalanılan kaynaklar
* Bütün filmleri ile Yılmaz Güney.Afa sinema.Agah ÖZGÜÇ.
* Türk sinemasında intiharlar ve cinayetler dosyası.Vizyon. Agah
ÖZGÜÇ.
* İnsan, Militan ve sanatçı. Güney filmcilik. Yılmaz güneyin kendi
anıları.
Erhan IŞIK
|